25 Kasım kadına yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü kapsamında açıklama yapan Kepez Özgür Kadın Dayanışması, kadına yönelik şiddetin “bireysel bir olay değil, toplumsal bir yara” olduğunu vurgulayarak mücadeleyi büyütme çağrısında bulundu.
Dayanışma üyeleri, bugünün yalnızca bir anma günü olmadığını, aynı zamanda “sözün, isyanın ve dayanışmanın günü” olduğunu ifade etti. Açıklamada, “Biz susan değil konuşan; korkan değil cesaret eden; yalnız bırakılan değil birbirinin elini tutan kadınlarız” sözleriyle mücadele kararlılıklarının altı çizildi.
Kadına yönelik şiddetin hiçbir bahanesi olamayacağını belirten kadınlar, öldürülen kadınların adalet arayışını duyurmak, şiddete uğrayan her kadının yanında olmak ve umudu büyütmek için meydanlarda olduklarını dile getirdi.
Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Kadınların özgürlüğü bir toplumun vicdanıdır. Özgür kadın güçlü toplum demektir. Bir kadın daha eksilmeyene kadar mücadele bitmeyecek.”
“Erkek egemen zihniyetin politik kararlarını kadınların hayatı üzerinde uygulayamayacağını ve buna izin vermeyeceğimizi herkes bilmelidir.”
“2025’in ‘Aile Yılı’ ilan edildiği bir dönemde, yalnızca ilk dokuz ayda 290 kadın öldürüldü. Failler iyi hâl indirimleriyle adeta ödüllendiriliyor.”
Toplumsal cinsiyet eşitsizliği ve devlet politikalarında kökleşen ihmalin kadınların yaşam hakkını tehdit ettiğine dikkat çeken dayanışma, 2026 yılı bütçesinde kadın, çocuk, yaşlı ve engelli desteklerinin azaltılmasının ciddi bir geri adım olduğunu belirtti. Sığınak desteklerinin düşürülmesi, kreş yardımlarının azaltılması ve kadın istihdam programlarının zayıflatılmasının sosyal devlet anlayışıyla bağdaşmadığı vurgulandı.
“İstanbul Sözleşmesi yaşatır” denilerek sözleşmeden vazgeçilmeyeceği, yasaların eksiksiz uygulanması gerektiği bir kez daha hatırlatıldı.
Cinsiyeti veya cinsel yönelimi ne olursa olsun herkesin eşit yaşam hakkı olduğunun altını çizen Kepez Özgür Kadın Dayanışması, kamusal yaşamın tüm alanlarında toplumsal cinsiyet eşitliği talebini yineledi.
Açıklama, tüm kadınlara yönelik şu çağrıyla son buldu:
“Yalnız değilsiniz. Sesiniz sesimizdir. Birlikteyiz, güçlüyüz, buradayız.”
Son olarak, yanarak hayatını kaybeden kadın işçiler, katledilen kadınlar ve eşitsiz politikaların mağdur ettiği tüm kesimler için adalet talep edilirken, “Şiddetin yanında ‘ama’ diyenlerin değil; kadınların yanında duranların mücadelesi kazanacaktır” ifadeleri kullanıldı.








