Bazı acılar vardır ki üzerinden yıllar geçse de soğukluğu hiç geçmez. Sarıkamış, işte böyle bir acının adıdır. 1914 yılının 22 Aralık güünün o sert kışında, Allahuekber Dağları’nda yalnızca bir cephe kapanmadı; bir milletin yüreğinde kapanmayan bir yara açıldı. Karın beyazı, o gün masumiyetin ve fedakârlığın rengine dönüştü.
Sarıkamış Harekâtı, askerî yönüyle tartışılabilir; ancak insani ve vicdani yönüyle tartışılamaz bir gerçektir: Binlerce Mehmetçik, vatan toprağına düşmemesi gereken bir düşmanın değil, düşmemesi gereken bir unutkanlığın kurbanı olmuştur. Soğuk, açlık ve yorgunluk; en çok da imkânsızlıklar bu yiğitleri aramızdan aldı.
O askerlerin çoğu, hayatı yeni tanımaya başlamış gençlerdi. Kimi ilk kez ailesinden ayrılmış, kimi köyünden hiç çıkmamıştı. Belki de ilk ve son yolculukları Sarıkamış’a oldu. Ayaklarında ince çarıklar, sırtlarında yetersiz kaputlar vardı ama gönüllerinde dağlardan daha büyük bir vatan sevgisi taşıyorlardı.
Kar yağarken, Allahuekber Dağları’nda edilen dualar yarım kaldı. Dudaklardan çıkan son sözler, çoğu zaman bir annenin adı ya da “vatan sağ olsun” oldu. Silahlar patlamadan, düşman görünmeden şehit düşen bu askerler; sessizce, kimseye yük olmadan, karlar altında veda ettiler hayata.
Bugün Sarıkamış’ı anmak, sadece bir tarihi hatırlamak değildir. Bu, bir milletin kendi vicdanıyla yüzleşmesidir. Sıcak evlerimizde, kalın giysilerimizle yaşarken; eksi derecelerde can veren o askerleri düşünmek, bizlere düşen insani bir borçtur.
Yerel ölçekte yapılan her anma, her dua ve her satır; Sarıkamış’ta yitip giden hayatların unutulmadığını gösterir. Çünkü bu topraklarda yaşayan herkes, o beyaz kefenlerin mirasçısıdır. Onların bıraktığı emanet, bayrak kadar kutsal, vatan kadar değerlidir.
Sarıkamış, her kış yeniden konuşur. Yağan kar, sadece doğayı değil, hatıraları da örter gibi olur. Ama ne kadar örtülürse örtülsün, Sarıkamış’ın acısı bu milletin hafızasında hep diri kalacaktır.
Bu duygu ve düşüncelerle; Beyaz kefenler altında kalan Vatan, karlar altında kalan duaların sahibi Sarıkamış şehitlerini rahmet, minnet ve derin bir hürmetle anıyoruz. Ruhları şad, mekânları cennet olsun.




