Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ramazan Cüneyt Erenoğlu, üniversitelerin akademik başarısının yalnızca bilimsel yayın sayılarıyla değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek mezunların istihdama katılımı, toplumsal katkı ve ekonomik gelişime sağlanan katkı gibi göstergelerin de önemli kriterler arasında yer aldığını söyledi.
Rektör Erenoğlu, Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar’ın yükseköğretim sistemine ilişkin değerlendirmelerine dikkat çekerek üniversitelerin performansının artık daha bütüncül bir yaklaşımla ele alındığını ifade etti.
Erenoğlu, “Üniversitelerin başarısı artık yalnızca akademik yayın sayılarıyla ölçülmemektedir. Mezunların istihdama katılımı, ekonomiye sağlanan katkı ve toplumsal fayda gibi göstergeler de üniversitelerin performansının önemli bir parçası haline gelmiştir” dedi.
“Akademik itibar çok boyutlu değerlendirilmeli”
Üniversitelerin temel misyonunun yalnızca bilgi üretmek olmadığını vurgulayan Erenoğlu, üretilen bilginin topluma ve ekonomiye katkı sağlamasının da büyük önem taşıdığını belirtti.
Akademik prestijin çok boyutlu bir bakış açısıyla değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Erenoğlu, “Üniversitelerin akademik itibarı yalnızca yayın performansıyla değil, yetiştirdiği insan kaynağının niteliği, mezunlarının iş gücü piyasasında karşılık bulabilmesi ve toplumun ihtiyaçlarına çözüm üretebilme kapasitesiyle birlikte değerlendirilmelidir” diye konuştu.
Kontenjan planlaması stratejik unsur
Kontenjan planlamasının yükseköğretim sisteminin en stratejik başlıklarından biri olduğunu belirten Erenoğlu, programlara alınacak öğrenci sayısının yalnızca teknik bir düzenleme olarak görülmemesi gerektiğini söyledi.
Erenoğlu, kontenjan politikalarının iş gücü piyasasıyla kurulacak ilişkiyi, eğitim kalitesinin sürdürülebilirliğini ve akademik insan kaynağı planlamasını doğrudan etkilediğini ifade ederek bu sürecin uzun vadeli bir perspektifle ele alınması gerektiğini kaydetti.
Disiplinlerarası araştırmaların önemi artıyor
Bilim ve teknolojide yaşanan hızlı dönüşümün üniversiteleri yeni alanlarda daha güçlü akademik yapılanmalara yönelttiğini dile getiren Erenoğlu, yapay zekâ, veri bilimi, yazılım teknolojileri ve siber güvenlik gibi alanlarda disiplinlerarası araştırma kültürünün öneminin giderek arttığını söyledi.
Akademisyen yetiştirmenin uzun soluklu bir süreç olduğunu da vurgulayan Erenoğlu, güçlü lisansüstü eğitim programlarının bu sürecin temel unsurlarından biri olduğunu ifade etti.
Yorumlar
Kalan Karakter: