TÜMAD Madencilik Genel Müdürü ve Altın Madencileri Derneği Başkanı Hasan Yücel, altın piyasasının 2025 yılı performansı ile 2026 yılına yönelik beklentilerini değerlendirdi. Küresel ölçekte yaşanan gelişmelerin, altını her zamankinden daha stratejik bir konuma taşıdığını vurgulayan Yücel, dünyanın “Nadir Metaller Çağı”na girdiğini söyledi.
Pandemiyle birlikte küresel tedarik zincirlerinde yaşanan kırılmaların, artan jeopolitik risklerin ve enerji dönüşümünün yeni bir güç dengesi oluşturduğuna dikkat çeken Yücel, “Artık yalnızca siyasi gerilimleri değil, kritik mineraller üzerinden şekillenen yeni bir küresel rekabeti konuşuyoruz. Petrolün yerini stratejik madenler alıyor. Bu süreçte altın, hem ekonomik hem de jeopolitik açıdan merkezi bir rol üstleniyor” dedi.
Küresel belirsizlik ortamının yatırımcıları güvenli limanlara yönelttiğini ifade eden Yücel, pandemi sonrası yükselen enflasyon, süregelen bölgesel krizler ve büyük ekonomilerdeki iç siyasi tartışmaların altına olan talebi artırdığını belirtti. “Dünya genelinde istikrarsızlık algısı devam ettikçe, altın güvenli liman olma özelliğini daha da güçlendiriyor. Bu yükseliş trendi pandemiyle başladı ve halen güçlü şekilde sürüyor” diye konuştu.
Doların küresel sistemdeki rolünün tartışılmaya başlanmasının da altına olan ilgiyi artırdığını söyleyen Yücel, “Finansal sistemde alternatif arayışları gündeme geldikçe yatırımcılar altına yöneliyor. Altın, dünya genelinde üzerinde uzlaşı sağlanmış, kimsenin itiraz etmediği ortak bir değer. Merkez bankalarının rezerv politikalarında da önemli bir güç unsuru olarak yer alıyor” değerlendirmesinde bulundu.
Yücel, enerji dönüşümü ve yeni teknolojilerle birlikte kritik minerallerin öneminin artacağına işaret ederek, “Yeni bir çağın eşiğindeyiz. Bu çağda altın, yalnızca bir yatırım aracı değil, aynı zamanda ülkelerin finansal güvenliğini temsil eden stratejik bir varlık olmaya devam edecek” ifadelerini kullandı.
Yorumlar
Kalan Karakter: