KİTAPLAR VEKÜTÜPHANELER
Yayınlanma :
26.10.2020 10:29
Güncelleme
: 26.10.2020 10:29
Ya bizler sevgili okurlarım?
Bizler bir kitabı, herhangi bir konu hakkında fikir edinmek için mi okuyoruz? Yoksa zaman geçsin, insanlar kitap okuduğumu görsün gibi kendimizi aldatan düşüncelere mi esir oluyoruz?
Ekonomik gücü sayesinde basım, yayım ve dağıtım kanallarını ele geçiren, işin edebi boyutunu hiç düşünmeden ticari kaygılar ile okurlara içi boşaltılmış kitapları sunanların, okuyun önerilerini sorgulamadan onaylıyor muyuz?
Yoksa yaşadığımız kentlerdeki kitapçılara büyük bir heyecanla koşup giden bir kitap kurdu muyuz? Etrafına okuma açlığı ile bakabilen olmak ne güzeldir değil mi? Raflar arasında kitap kokusunu içine çekerek dolaşmak da başlı başına bir tutkudur. Genç yazar ve şairlerin heyecanına ortak olmak, onlara destek vermek ve geleceğin edebiyatçılarının yetişebilmesini sağlamak da gerekir değil mi?
Kitaplara kendi iradesiyle ulaşan okurlar olarak benimle aynı düşünceleri paylaştığınızı biliyorum. Sizlerin de özellikle yerel yazarlarımızın hak ettiği değeri görmeleri için çabaladığınıza inanıyorum. Sizler de o cafcaflı listelerde yer alan kitapları almaya kendinizi zorunlu hissetmezsiniz. Hangi kitabı okuyacağınıza başkalarının karar vermesine izin vermezsiniz.Bir kitap nerede olursa olsun onun peşinde koşarsınız. Yaşamının her anında okumak için zaman yaratmayı başarırsınız.
Ve sizler bilirsiniz ki, ülkemizde kütüphanelerin yüzü gülmüyor. Nasıl gülsün ki? Baksanıza şu verilere… Sanki Başöğretmen Mustafa Kemal Atatürk’ün ülkesi değil. Savaş meydanlarında kitap okuyan, binlerce kitabı hayatına sığdıran, milletini hep bir adım daha çağdaşlığa taşıyabilmek için gecesini gündüzüne katan bir liderin ülkesine asla yakışmayan veriler…
Türkiye İstatistik Kurumu’nun 2018 verilerine göre halk kütüphanelerinin sayısı yalnızca 1162. Ve bu kütüphanelerin 126’sı çeşitli nedenlerle kapatıldı. 100’ü gecik ilçemizde ise hiç kütüphane yok. Sözde açık kütüphanelerin durumu da içler acısı…
Kültür ve Turizm Bakanlığı, bütün bu gerçekliği kabul etmek yerine, resmi internet sitesi üzerinden aldatıcı rakamları açıklıyor. Onlara bakarsak her şey yolunda gidiyor. Kütüphanelerde çalışan şu kadar uzman var, kütüphanelerden yararlanan şu kadar kişi var gibi açıklamaları yapmaktan çekinmiyorlar. Sanki başka bir dünya yaşıyorlarmış gibi davranıyorlar. Bunu Uluslararası Kütüphane Dernekleri Federasyonu’nun (IFLA) yayımladığı ‘Dünya Kütüphane Haritası’ ndan hiç haberdar olmadıklarından anlayabiliyorum. Belki de hepimizden çok durumun farkındalar. Sadece evlere şenlik bu sonucu ülkemiz lehine tersine çevirmeyitercih etmiyor olabilirler.
2016 yılı itibariyle Avrupa Birliği ülkelerinde yaklaşık 6 bin 300 kişiye bir halk kütüphanesi düşerken, ülkemizde 70 bin kişiye bir halk kütüphanesi düşüyor. O yıl ülkemizde 1137 halk kütüphanesi hizmet verirken, Fransa’da 16 bin 100, İtalya’da 6 bin 42 ve Almanya’da ise 5 bin 21 halk kütüphanesi hizmet veriyormuş. Türkiye'den çok daha az nüfuslu Polonya’da 8 bin 50, Romanya’da 2 bin 406 ve Çekya’da 6 bin 245 halk kütüphanesi olduğunu büyük bir üzüntü ile öğreniyoruz.
2017 yılında da ülkemizde halk kütüphanelerinde toplam 3 bin 490 personel, bunun da sadece 584’ü kütüphaneci olarak çalışırken, Fransa’da yaklaşık 30 bin, Almanya’da 11 bin, Polonya’da 14 bin ve İspanya’da 13 bin personel bulunuyor. Kütüphanelerden bir yılda ödünç alınan kitap sayısına baktığımız zaman da durumumuzun ne kadar berbat olduğunu iyice anlıyoruz. 2016 verilerine göre, bu sayı Almanya’da yaklaşık 315 milyon, ülkemizde ise 9 milyon…
Ve ülkemizde halen daha okuma yazma bilmeyenlerin sayısı 2 milyonun üzerinde. Sosyal medya ve sanal dünya çılgınlığı ve bağımlılığı ile günden güne basılı yayınlara olan ilgi azalıyor. Nasıl bu durumlara düştük dedirten bir haldeyiz. Umarım en önce yetkililer olmak üzere hepimiz bu gerçekliği kabul ederiz. Temeli kültür olan Cumhuriyeti’mizin ilkeleri doğrultusunda, kitapları, kütüphaneleri ve özgürce yazmayı amaç edinen yazarları yaşatan projeleri hayata geçiririz. Yurdumuzun her köşesi içi kitap ve insanlarla dolu kütüphaneler ile aydınlanır. Bir kitap kurdu ve genç bir yazar olarak, başka ne isteyebilirim ki? … Geleceğimiz çocuklarımız adına…
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: