Her 24 Temmuz’da, basının tarihi yolculuğuna kısa bir selam göndeririz. Sansürün kaldırılışıyla başlayan bu simgesel tarih, aslında bir hatırlatmadır: Basın özgür değilse, toplum da özgür değildir.
Bir gazeteci, sadece haber yazmaz; aynı zamanda tanıktır, kayıt tutucudur, toplumun belleğidir. Hele ki yerel gazeteci… O, mahallenin sorununu da bilir, köydeki sel felaketini de, kentin kültür etkinliğini de. Kimi zaman tek başına bir haber merkezidir. Fotoğraf çeker, yazı yazar, mizanpaj yapar, dağıtımda da bulunur.
Yerel basın; büyük medyanın göremediği, görse de önemsemediği nice hikâyeyi sayfalara taşır. O yüzden yerel gazetecilerin emeği, kelimenin tam anlamıyla kutsaldır.
Ekonomik zorluklara, siyasi baskılara, sansür girişimlerine ve sosyal medyanın yıkıcı etkisine rağmen gerçeklerin peşinde koşan tüm gazeteciler bizim için birer cesaret örneğidir. Onların kalemi kırılmaz, sesi susturulamaz.
Bu vesileyle, başta yerel gazeteci meslekdaşlarım olmak üzere tüm basın çalışanlarının 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı’nı kutluyor, ebediyete intikal eden değerli gazetecileri rahmetle anıyoruz.
Yorumlar
Kalan Karakter: