Geçtiğimiz Pazartesi günü Çanakkale’nin Dardanos mevkiinde başlayan yangın, sadece bir orman yangını olmanın ötesinde, doğa ve insan hayatının ne denli kırılgan olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Saat 13.30 sıralarında, Dardanos mevkiinde başlayan küçük bir alev, rüzgarın da etkisiyle kısa sürede kontrol dışına çıktı ve büyüyerek ormanlık alana, ardından da yerleşim yerlerine yayıldı. Yangının ulaştığı Güzelyalı bölgesinde ise tablonun yıkıcılığına şahit olduk yanan evler, kül olmuş araçlar ve büyük bir çaresizlik.
Bölgeye bugün giderek yangının izlerini yerinde gördüm. O an, kelimelerin kifayetsiz kaldığı bir manzara vardı karşımda. Yanan evlerin is kokusu, hala taze yanan odunların dumanı, yanan araçların paramparça hali, bunlar sadece maddi kayıplar değil, ailelerin hayatındaki birer dönüm noktasıydı. Canlarını kurtarmış birçok vatandaşın yüzündeki korku ve endişe ifadesi, yaşadıkları travmanın derinliğini anlatıyordu. Evler sadece dört duvar değil; içinde hayatlar, anılar ve umutlar barındırır. Yangınla birlikte bu umutlar da alevlerin içinde yok oldu.

Bu tür felaketler, doğal afetler olarak görülse de aslında bir toplumsal sınavdır. İnsanın doğaya karşı sorumlulukları, önleyici tedbirlerin önemi ve kriz anlarında dayanışmanın gücü sorgulanır. Yangına müdahale eden Orman Bölge Müdürlüğü ekiplerinin fedakar çalışmaları, AFAD, İtfaiye ekipleri ve diğer sivil yardım kuruluşları gecenin karanlığında alevlerle mücadele ederek yangını kontrol altına almalarını sağladı. Ancak bu mücadele, sadece yangın söndürmekle bitmiyor. Sonrasındaki yaraların sarılması, bölgenin yeniden yeşermesi ve mağdurların hayatlarını toparlaması çok daha uzun ve zorlu bir süreç.
Özellikle dardanos ve Güzelyalı gibi doğal güzellikleri ve yaşam alanları iç içe olan bölgelerde, orman yangınları sadece ekolojik tahribata yol açmıyor; aynı zamanda insan hayatını ve yaşam kalitesini doğrudan etkiliyor. Artan sıcaklıklar, değişen iklim koşulları ve zaman zaman ihmaller, yangın riskini büyütüyor. Bu nedenle, yangınla mücadele stratejilerinin yanında halkın bilinçlendirilmesi, risklerin azaltılması ve acil durum planlarının etkinleştirilmesi şart.

Bugün gördüğüm manzara, bizlere sadece kaybettiklerimizi değil, kazanmamız gereken dersleri de gösterdi. Doğa ile uyum içinde yaşamanın yollarını aramalı, yeşil alanlarımızı korumalı ve geleceğimizi bu değerlere yatırım yaparak güvence altına almalıyız.
Bende buradan , yangından etkilenen tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Zor günler geçirse de Çanakkale’nin dayanışma ruhuna güveniyorum. Birlikte daha güçlü, daha dirençli ve daha umutlu yarınlara yürüyeceğiz.
Yorumlar
Kalan Karakter: