Değerli okurlarım ve dostlarım, geçen hafta bu sütunlarda Çanakkale Belediye Başkanı için yazmıştım. Bu haftada Türkiye'nin en büyük Beledesi olan Kepez Belediyesini yazıyorum. Bu yazıyı yazmadan önce 3 gün Kepez Mahalle Kahvehanelerini ve kıraathanelerini gezerek Kepezde yaşayan halkla birebir yaptığım görüşmeler sonunda yazdım.
Kepez, son yıllarda yalnızca fiziki olarak değil; sosyal, kültürel ve yönetim anlayışı açısından da büyük bir değişim yaşadı. Bu değişimin arkasında ise sadece projeler, asfaltlar, parklar değil, halkla kurulan güçlü bir bağ, birlikte üretmeye ve birlikte yönetmeye dayalı bir anlayış var.
Bu anlayışın mimarlarından biri de, Kepez halkının ikinci kez göreve getirdiği Belediye Başkanı Birol Arslan. İlk döneminde sergilediği halkçı duruş, şeffaf yönetim anlayışı ve mütevazı tavrıyla toplumun her kesiminde güven kazanan Arslan, ikinci döneminde bu çizgiyi daha da ileri taşımanın sözünü verdi. Ve bu söz, sadece bir vaatten ibaret kalmadı.

Yöneten Değil, Yol Arkadaşı Bir Başkan
Birol Arslan’ı Kepezliler, makam odasında değil, sokakta, pazarda, düğünde, cenazede tanıdı. O, klasik “başkan” prototipinden uzak, halkın arasından çıkan, halkla yürüyen bir isim olarak Kepez’in kalbinde yer etti.
İkinci döneminde de aynı anlayışla yola devam eden Arslan, kenti sadece teknik olarak değil; duygusal olarak da sahipleniyor. Onun döneminde yapılan her çalışma, “biz yaptık oldu” anlayışından uzak, mahallelinin, esnafın, gençlerin ve çocukların katılımıyla hayata geçiyor.
Kepez’de Katılımcı Belediyeciliğin Güçlü Örneği
Kepez Belediyesi bugün, yerel demokrasinin Türkiye çapında örnek gösterilebilecek uygulamalarından bazılarına ev sahipliği yapıyor. Mahalle buluşmaları, açık oturumlar, çevrimiçi öneri sistemleri ve katılımcı bütçe toplantıları, kent yönetimini halkla birlikte şekillendirmeye devam ediyor.
Bu yapı içinde Birol Arslan’ın rolü ise yöneten değil, kolaylaştıran bir figür olmak. Kepez’in her mahallesinde, her sokakta vatandaşın sesi karar süreçlerine yansıyor. İşte bu nedenle Kepez, “halkın belediyesi” olma iddiasını sadece sözde değil, pratikte de taşıyor.
İnsan Odaklı Kentleşme Anlayışı
Arslan’ın öncülüğünde geliştirilen projelerde öncelik hiçbir zaman rant ya da inşaat olmadı. Parklar, yürüyüş yolları, sosyal tesisler ve kültürel alanlar inşa edilirken, Kepez’in ruhu, tarihi ve doğası korunmaya çalışıldı.
“Beton değil nefes, rant değil yaşam alanı” anlayışı, bugün Kepez’in her mahallesine sinmiş durumda. Başkan Arslan’ın özellikle çocuklar, gençler, kadınlar ve yaş almış bireyler için geliştirdiği sosyal projeler, Kepez’i daha yaşanabilir, daha eşitlikçi bir belde haline getirdi.
Dayanışmayla Ayakta Kalan Bir Kent
Ekonomik zorlukların ve toplumsal krizlerin derinleştiği dönemlerde Kepez Belediyesi, sosyal dayanışma örnekleriyle öne çıktı. Birol Arslan, belediyeyi yalnızca hizmet üreten değil, aynı zamanda toplumu ayakta tutan bir dayanışma kurumu haline dönüştürdü.
Gıda destekleri, eğitim bursları gibi hizmetler bu anlayışın en somut örnekleri. Arslan’ın “komşusu açken tok yatan Kepezli olamaz” anlayışı, sosyal belediyeciliği kurumlaştıran en güçlü yaklaşımlardan biri oldu.
Özgürlükçü ve Katılımcı Yerel Yönetim Anlayışı
Kepez, sadece yoluyla, kaldırımıyla değil; fikir ortamıyla da özgürleşti. Birol Arslan’ın belediyecilik yaklaşımı, her görüşe, her fikre, her renge saygı duyan bir çizgide ilerliyor. Gençlerin düşüncelerini rahatça ifade edebildiği, kadınların sözünün duyulduğu, yaşlıların kendini güvende hissettiği bir kent dokusu oluştu.
Kültür-sanat etkinliklerinden çevre projelerine, kadın emeğini görünür kılan uygulamalardan gençlerin katıldığı fikir atölyelerine kadar birçok yenilik, Kepez’in toplumsal dokusunu güçlendirdi.
İkinci Dönemde Daha Fazlası Mümkün
Birol Arslan’ın ikinci döneminde odak noktası daha da derinleşen sosyal hizmetler, dijital belediyecilik, sürdürülebilirlik ve çevreci projeler olacak. Kentin geleceğine dair sözünü halkla birlikte kuran Arslan, “birlikte yönettiğimiz her şey kalıcı olur” diyerek, Kepez’i uzun vadeli bir vizyonla hazırlamayı sürdürüyor.
Kepez, artık sadece bir belde değil, birlikte düşünen, birlikte karar veren ve birlikte büyüyen bir kent. Bu büyümenin merkezinde ise katılım, özgürlük ve halka duyulan güven var. Birol Arslan’ın liderliğinde Kepez, yerel yönetimin halkla mümkün olduğunun en güçlü örneklerinden biri olarak yoluna devam ediyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: