DUYGU YILMAZ

DUYGU YILMAZ

[email protected]

DÜN KARA ÖLÜMDÜ BUGÜN COVİD-19

11 Ocak 2021 - 21:12 - Güncelleme: 11 Ocak 2021 - 22:00

Yaşanan kabusu çocuk dilinde  kelimeleri  birleştirilip oyun şarkısı yapan ve hala hafızalarda yer eden bir salgın. Halk dilinde İspanyol gribi olarak anılan 1918 yılında yaşanan H1N1 grip salgını. Yaklaşık yüz milyona yakın can alan salgın, Birinci Dünya Savaşı sonrasında duyulan ve tüm dünyayı bugünkü Pandemi  ye benzer şekilde etkisi altına almış büyük bir trajedi. Savaşta kullanılan silahlardan bile daha tehlikeli ve ölümcül bir hal almaya başlayan durum, birinci dünya harbini bitiren sebeplerden sayılmıştır. Halihazırda harpten yeni çıkmış bir dünya, savaşta onlarca kayıp verdikten sonra  salgında yüzlercesinin daha ölümüne sebep olacak bir zaman dilimi içerisine girmiştir.  Felaket üstüne felaket dram üstüne dram. Devam eden süreçte iki yıl gibi kısa bir süre içerisinde kendiliğinden bir anda etkisini kaybeden bir virüs bir anda ortadan yok oldu. Peki gerçekte de yok mu oldu Mutasyonamı uğradı, etkisini nasıl yitirdi? Bugün insanlığın içinde bulunduğu Pandeminin İspanyol gribinin sürecinden ders alabilir mi?

İspanyol gribi 14. yüzyılda tahminlere göre, 200 milyon kişinin ölümüne neden olan kara ölüm olarak bilinen Yersinia Pestis isimli bir bakterinin neden olduğu bir veba ile birlikte tarihteki en ölümcül salgınlardan biriydi ve sadece yüz yıl önce 1918 yılının bahar aylarında başlamıştı. İspanyol gribi olarak bilinmesine rağmen aslında nerden çıktığı tam olarak  bilinmemektedir. O dönemde savaşın nispeten dışında olan İspanya, bu hastalığı ilk duyuran ve kısmende olsa, şeffaf bir şekilde dünyaya duyuran ülke olduğu için dünyada bu isimle anılsa da kökeninin, Fransa Çin, İngiltere veya Amerika olabileceğini düşünülüyor. Hatta İspanya'da Fransa gribi adı verilmiştir bu salgina.  Grip olarak bildiğimiz, influenza, solunum yollarına saldıran , çok kolay yayılabilen bir virüstür her yıl sonbahardan ilkbahara kadar dünya çapında mevsimsel grip olarak bildiğimiz bir dönemin yaşanması artık hayatımızın gerçeklerinden biri olmuştur.
İspanyol gribi de 1918’in bahar aylarında ilk dalgasında aslında çokta farklı seyretmemiştir. Titreme ateş ve yorgunluk gibi belirtiler yaşayan insanlar genelde birkaç gün içinde kendiliğinden iyileşiyordu ve ölüm sayıları da çok yüksek değildi. Fakat 1918’in sonbaharında, salgının ikinci dalgası çok farklı olacaktı, virüse yakalananlar, birkaç gün, hatta birkaç saat içinde belirtileri göstermeye başlıyor.Ciltleri morarıyor, akciğerleri sıvıyla doluyor ve boğularak hayatlarını kaybediyorlardı o kadar hızlı yayılıyor ve o kadar ölümcüldü ki, 1918-de, sadece Amerika’da ortalama yaşam süresi 10 yıldan fazla kısalmıştı asıl sorunda şuydu, normal mevsimsel grip genellikle yaşlıları ve bağışıklığı zayıf olan insanları etkilerken, bu virüse yakalananların, nerdeyse yarısı yirmili otuzlu yaşlarındaki gençlerdi. En büyük sıkıntı da gerçekten daha önce görülmemiş Novel yani yeni adı verilen bir virüs olmasıydı o nedenle dünyada herhangi bir aşı veya buna yönelik herhangi bir ilaç yoktu. Kaldı ki bir noktada durum o kadar içinden çıkılmaz bir hal almıştı ki, hastalananlara yetecek doktor, hastane, ilaç veya herhangi bi imkan kalmamıştı, toplu cenazeler toplu şekilde kazılan mezarlar artık normal hale gelmişti, önlem olarak ise tanıdık olduğumuz önlemler uygulanmaya çalışıyordu.Okullar, tiyatrolar ve kütüphaneler kapatılıyor, maske takılması zorunlu hale getiriliyordu. Yerlere tükürme yasakları yürürlüğe giriyordu. Çünkü yine bu virüste Öksürme hapşırma ve hatta konuşma nedeniyle ağızdan çıkan damlacıkların solunması yoluyla ve yine virüslü birinin dokunduğu yere dokunan kişinin elini ağzına veya burnuna sürmesi nedeniyle de bulaşabiliyordu.

Başta sorduğumuz soruya ve bugünkü pandemi ile karşılaştırmasına gelirsek; İspanyol gribi 1920nin ortalarında kendiliğinden etkinliğini yitirmişti, mevsimsel gribin izlediği yola benzer bir yol izleyerek. Hemde yaz aylarında, fakat neden net bir cevabı yok? Ancak bazı tahminler var, öncelikle biz salgının sona ermesinden bahsederken neden bahsediyoruz? Onu  konuşmamız lazım, söz konusu hastalığın bulaşabileceği elverişli insan sayısının azalması gerekiyor. Elverişli, insandan kastımız da gerek yaş, gerekse kronik rahatsızlığı bulunan insan sayısından bahsediyoruz. Uzmanlara göre, o dönemde neredeyse dünya nüfusunun üçte birine bulaşan bu hastalık, bir noktada bu seviyeye ulaşmıştı. Buda, salgının yavaşlamasına neden olmuştu. Kimi uzmanlara göre ise virüsün geçirdiği mutasyonunda bunda etkisi büyüktü. Kaldı ki bu virüsün birden ortadan kaybolmadığını da biliyoruz. İspanyol gribi hala aramızda 1950'lerin sonunda, sonra altmışların sonunda ve en son 2009 ve 2010'da dünyayı etkileyen H1N1,  o zamanlar domuz gribi olarak bilinen virüsün atası da bu İspanyol gribine neden olan virüstür. Yani virüs kaybolmadı. Ancak etkinliği ve nüfusun  bağışıklığı değişti.
 Peki bugüne gelirsek;  Covit-19 içinde aynı süreci ve ayni senaryoyu bekleyebilir miyiz? Kısaca cevap vermek gerekirse hayır! Biliyorsunuz bu virüsün diğer adıda N-Cov’dur. Yani, Novel Coronavirüs yine burda novel yani yeni kelimesi çok önemli bir işaret, tıpkı o zaman tüm sağlık uzmanlarının yaşadığını, bugünkü sağlık sisteminde de gözlemliyoruz. Daha önce görülmemiş yeni bir virüsle karşı karşıya insanlık.... Ancak bazı benzerlikler yok değil! Covid-19’da da İspanyol gribinde de birincil ölüm nedeni zatürre. İspanyol gribinde ölüm oranı daha yüksek, fakat İspanyol gribinin, nispeten kontrol altında tutan bölgelere baktığımızda çok önemli dersler çıkarabiliriz. Bu bölgelerde bugün kullanılan maske, sosyal mesafe ve evde kalma çağrıları gibi önlemlerle birlikte el sıkışmanın toplanmanın yasaklanması gibi önlemler ilk günden itibaren çok sıkı bir şekilde uygulanmış. Bu sayede  hastalığın kontrol edilmesi sağlanmıştır.

Bununla birlikte bugün, elbette dünya çapında sağlık sistemi, yüz yıl öncesine göre çok daha gelişmiş durumda. Salgından bir yıl kadar sonra, ciddi başarılar elde edilmiştir. Aşı çalışmalarından bahsedebiliyoruz ve görünüşe göre, birkaç ay içinde çok büyük bir aşı kampanyası başlayacak gibi duruyor. İspanyol gribine neden olan virüse karşı etkili ilk aşı 20 yıl sonra 1940’larda gelebilmiştir. Fakat özellikle Covit-19 gibi yeni tür bir virüsün, uzun vadede ne tür etkileri olacağına dair henüz net bir fikrimiz yok. Bunu öğrenmek içinde, çok daha uzun süre araştırma yapılması gerekecek.

O nedenle bugün için bu virüs, ne zaman biter sorularının da net bir cevabı olması mümkün değil. İspanyol gribi etkisini azalttığında da hiçbir ülke çıkıp, virüs bitmiştir. Hayatınıza devam edebilirsiniz tarzı bir açıklama yapmamıştır. Çünkü bu tip virüsler kolay kolay ortadan kaybolmuyor bugün için elimizdeki en iyi senaryo: bugün uyguladığımız sosyal mesafe, maske ve hijyen önlemleriyle birlikte aşının uygulanması gibi görünüyor. Yani aşı bile önlemlerin çok uzun bir süre daha uygulanması gerekecek gibi görünüyor. Bu salgına karşı elimizdeki en büyük silahta bu! Bireysel olarak bizim yapabileceğimiz en iyi şeyde bu önlemlere harfiyen uymak.

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum